Özgüven Eksikliğine Sebep; Duygusal Manipülasyon

İkili ilişkilerde sıklıkla rastlanan duygusal manipülasyon taraflardan birinin partnerini duygusal baskı altına alarak kendisini sürekli haklı çıkarmasıyla ortaya çıkmaktadır. Manipüle edilen kişi özgüven eksikliği hisseder ve sürekli kontrol edilmek ister. Günümüz ilişkilerinde çokça karşılaştığımız duygusal manipülasyonu Reem Nöropsikiyatri Kliniğinden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz anlatıyor.

Duygusal manipülasyon aslında bir davranış bozukluğudur

İkili ilişkilerde taraflardan birinin başvurduğu duygusal manipülasyon; kişinin kendi menfaatleri için karşısındaki kişinin zaaflarından, duygularından yararlanmaktır. Bir nevi aldatmacadır ve hatta bir sömürü yöntemidir. Kadın ya da erkeğin duygusal bir baskı oluşturduğu bu süreçte, karşı tarafın hareket alanı kısıtlanır. Kişi zamanla kendi doğrularını kaybeder ve karşı tarafın doğruları ve sınırlarıyla yaşamaya başlar. O kadar bastırılmıştır ki, haklı olduğu bir durumda bile kendini savunma gücünü kendinde bulamaz. Duygusal manipülasyona yabancı terminoloji de gaslighting denmektedir. Ne yazık ki, sevdiğimiz kişilere güvenmemiz, sözlerine inanma eğiliminde olmamız bu tür bencil telkinlere ve suistimallere zemin hazırlayabilmektedir.

Duygusal manipülasyon, bazen bilinçli olarak gerçekleşebilse de çoğu zaman narsist ve sosyopat kişilerin bilinçsizce uyguladıkları bir davranış durumudur. Aynı zamanda borderline kişilik bozukluğu olanlarda da sıklıkla rastlanabilmektedir. Buradaki ana hedef, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, kişiyi  sosyal ortamlardan soyutlamak ve özsaygıyı yok ederek kendine bağımlı hale getirmektir. Aslına bakarsanız bu bir davranış bozukluğudur. Manipülasyon yapan kişinin benmerkezci olmasından da kaynaklanır. Amaç karşısındaki kişinin fikir, düşünce ve algılarını ona belli etmeden çeşitli yol ve taktikler aracılığıyla değiştirmeye çalışması durumudur. Duygusal manipülasyon yapan kişi her ne kadar çözüm arıyor gibi gözükse de gerçekleri çarpıtarak kendi doğrularını kabul ettirmeyi hedefler.

Hayır diyemediğimiz kişiler tarafından manipüle ediliyor olabiliriz

Eğer bir kişi, sizin zayıf noktalarınızı biliyor, gücünü, otoritesini size bir şey yaptırmak için kullanıyorsa bilin ki, karşınızda profesyonel bir manipülatör var demektir. Çünkü sağlıklı ilişkilerde (ofis, aile, duygusal) kişiler birbirlerinin açıklarını kollamak, gücü bir silah olarak kullanmak gibi yöntemlere başvurmaz.

Manipülasyona uğradığımızı nasıl anlarız?

İlişki sürecinde manipülatif davranışlar sergileyen kişinin en büyük silahı sevginiz ve ona duyduğunuz güvendir. Sevgi ve güveninizi istismar eden kişi, sürekli olarak yaptığınız gözlem ve düşüncelerin aksini iddia eder ve şüpheye düşmenize yol açar. Diyelim ki partneriniz sizin de çok önemsediğiniz bir konuyu sizden sakladı ve bu belli bir süre sonra gerçekler ortaya çıktı. Aranızdaki anlaşmazlığı düzeltmek için adım atmıyor; aksine konuyu size daha önce söylediğini iddia ediyorsa manipülatif davranışla karşı karşıyasınız diyebiliriz. Ayrıca;

  • Sizinle sürekli yüksek sesle konuşuyorsa,
  • Her konuşmanızın sonu sizin suçlu, onun haklı olmasıyla sonuçlanıyorsa,
  • Düzeltilebilecek olsa bile eksikliklerinizi ya da yetersizliklerinizi, bırakın tamir etmeyi acımasız bir dille, abartılı bir uslüple yüzünüze vuruyorsa,
  • Sizi aşağılamaktan çekinmiyorsa,
  • Her şeyi abarttığınızı ve duygusal olarak çok zayıf olduğunuzu söylüyorsa,
  • Her davranışınızı kontrol ediyor ve normal davranışlar sergilemediğinizi söylüyorsa,
  • Sizi aileniz ve çevrenizden uzak tutmaya çalışıyorsa manipülasyona uğruyorsunuz demektir.

Manipülatif kişilerin belli tipik davranışları vardır. Öncelikle benmerkezcidir. Dominant karakterlidir. Kontrol her zaman kendilerinde olsun isterler. Dolayısıyla çevrelerinde kolay yönlendirebilecekleri kişiler olsun isterler. Gerçeği kolayca çarpıtabilirler, usta birer yalancıdırlar. Tartışma esnasında haklı çıkmak için her yolu denerler. Gerekirse seslerini yükseltir ve şiddete başvurabilirler. Ancak karşısındaki kişiye düşünecek zaman bile vermezler. Tek amaçları vardır; haklı çıkmak ve algı yönetmek…

Suçluluk duygusu oluşturarak istediğini yaptıran kişiler de manipülatör olabilir

Duygusal manipülasyon yapan kişilerin en sık başvurdukları yöntemlerin başında kurban rolü oynama, duygusal şiddet ve suçluluk duygusu oluşturma gelir. Öfke veya mağdur rolünü oynama tamamen kişinin stratejisine olayın geliş şekline ve mevcut koşullara göre değişir. İstediğini yaptırmak ve elde etmek için karşısındakini ilgisizlikle ve bencilikle suçlar. Kişi haklı olmasına rağmen öyle güçlü bir baskı ile karşı karşıya kalır ki, kendisinin hatalı olduğuna inanır ve suçluluk hissetmeye başlar. Karşısındaki kişi, bunu o kadar başarılı ve hissettirmeden yapar ki, kişi yaptığı her şeye kendi iradesiyle karar verdiğini düşünür.

Daha çok ikili ilişkilerde görülen duygusal manipülasyon, taraflardan birinin sürekli uyguladığı duygusal suistimal ve psikolojik istismar sebebiyle diğer kişinin kendini sürekli hatalı ve suçlu hissetmesiyle sonuçlanır. Öyle ki; duygusal manipülasyon yani gaslighting uygulayan kişi, esaslı bir hakaretten sonra bile pişkin pişkin‘’ hep beni sinirlendirip bu hale getiriyorsun’’ diye yine sizi suçlayacaktır. Hakaretlere dayanamayıp ağladığınızda ise ‘’bu kadar histerik olma, çok zavallı görünüyorsun’’ diye yine özgüveninizle oynayacaktır. Böylece kişi, ilişkilerinde yaşanan her sorunun sebebi olarak kendisini görmeye başlar. Bu ilişkinin yıkıcı unsuru olarak kendisini suçlar. Çünkü diğer kişi, mevcut durumu sürekli değiştirerek olayları farklı anlatmaktan ve olan olayları inkar etmekten, yalan söylemekten çekinmez. Her tartışmanın sonunda kişiyi öyle bir noktaya getirir ki, kişi suçlu olmasa bile özür dilemek zorunda kalır. Karşısındaki kişinin manipülasyonları sebebiyle ‘ben yanlış hatırlıyorum ya da galiba ben yanlış yaptım’ demekten kendini alamaz.

Dolayısıyla sosyal veya ikili ilişkilerinizde sürekli kendinizi haksız buluyor ve her koşulda taviz veren, özür dileyen kişi siz oluyorsanız tekrar bir düşünmekte yarar vardır.

Tekmele beni sendromuna dikkat

Dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri de; bir kez manipulatif operasyonlara maruz kalan kişinin hayatının diğer dönemlerinde de aynı hataya düşebilmesidir. Burada kaba tabirle bir çeşit ‘’tekmele beni sendromu’’ adını verebileceğimiz özel bir davranış hatası vardır. Kişinin bilinçaltına işlemiş hatalı davranış kalıpları nedeniyle uygun bir manipülatif istismarci ile karşılaşıldığında aynı duygusal suistimaller tekrardan ortaya çıkabilmektedir. Tekmele beni sendromu, daha çok ekonomik manipülasyonlara maruz kalarak para kaybetmiş kişilerde görülmektedir. Örneğin kumarda ya da şans oyunlarında veya birilerinin dolandıcılığına maruz kalarak ekonomik kayıp yaşayanlar; aynı manipülatif tahriklere kapılarak sürekli maddi kayıplar yaşarlar. Bu kişiler içinde bulundukları manipülatif kısır döngüden kurtulabilmeleri ancak profesyonel destekle mümkün olabilir. Çünkü bu kişilerin maruz kaldıkları duygusal ya da ekonomik manipülasyonlar, içinde bulundukları ‘’ödül eksikliği sendromundan ‘’ kaynaklanıyor da olabilir. Burada eksikliği duyulan serotonin ve endorfin hormonları, kişileri manipülatif davranışlara, açık hale getirmektedir.

Ziyaretçi Yorumları