Son yıllarda özellikle şehrin en gözde yerlerinde açık hava reklam mecraları hızla büyümeye devam ediyor. Bu alanda başarıyla hizmet veren Bina Reklam Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıgül ile bina cepne kaplama ve giydirme çalışmaları üzerine sohbet edip köşemize konuk oldu…
Bülent bey, Gelişen ve değişen teknolojiyle birlikte alanında farklı bir çığır açan bina reklamları ve sektörü ile nasıl tanıştınız?
Açık hava reklamcılık sektörüyle yaklaşık 17 sene önce tesadüfi bir şekilde bir arkadaşım aracılığı ile tanıştım. İçinde oturduğu binanın üzerine reklam alıp buradan bir gelir elde etmek istediğini ve ona bu konuda yardımcı olmamı rica etmişti. Bu ricayı yerine getirmek için ilk reklam projemi gerçekleştirdim diyebilirim. Sonrasında ise bu şekilde başka reklam alanları arayıp, pazarlamaya karar vererek kariyerimi bu sektöre taşımış oldum.
Ülkemizde yaşanan olumsuzluklar reklam sektörüne büyük darbeler vurduysa da radyolar, tv’ler ve dergiler sektör açısından hala belirsizliğini korumaya devam ederken, internet ve açık hava reklam mecraları hızla büyümeye devam ediyor… Bize sektörde yaşananları kısaca özetlermisiniz…
Ülkemizde yaşanan olumsuzluklar tabii ki her sektör gibi açık hava reklamcılık sektörünü de dönem dönem etkiliyor. Ancak özellikle İstanbul hem nüfus yoğunluğu hem de satın alma gücü açısından Avrupa’nın en önemli pazarlarından biri. Şehrin açık hava reklamcılığa uygun bir yapıya da sahip olması sebebiyle açık hava reklamcılık sektörü, zor bir dönemden geçmemize rağmen büyümeye ve hem global hem de yerel reklamverenler için önemini arttırmaya devam ediyor.

Her daim sürekliliği olan ve ihtiyaç duyana bu güzide söktör nedense hep kolay ve rahat bir iş miş gibi görülebilir. Bu alanda reklamcılığın avantaj ve dejavantajları nelerdir?
Reklamcılık bize dinamik yapısı sebebiyle esnek çalışma saatleri ve kreatif projeler üretme gibi keyifli imkanlar sağlıyor. Diğer yandan ise yaptığınız işi sürekli geliştirmek durumunda olmak, müşterinin talep ve ihtiyaçlarını birinci önceliğiniz haline getirmek işimizin kısmen yorucu tarafları diyebilirim.
Bülent Bey, başarıya giden yolda neler yaşandı…
Tabii ki sektörde geçirdiğimiz bu uzun süreçte inişler ve çıkışlar yaşandı. Fakat zamanla bunların sektörün bir parçası olduğunu kabul ederek planlamalarımızı farklı dönemlerde ayakta kalabilecek şekilde güncellemeyi öğrendik.
Sektöre gönül vermiş biri olarak teknolojilerin nimetlerinden ne ölçüde yararlanılabiliyor…
Reklamcılığın diğer kolları ile kıyaslandığında, ülkemizde açık hava reklamcılığa teknoloji biraz daha yavaş entegre oluyor diyebiliriz. Ancak yine de artık projelerimizde dijital ekranlara ve 3D reklamlara daha çok yer vermeye başladık ve bunların sayılarını her gün arttırmayı amaçlıyoruz.
Son olarak bundan sonra hedefleriniz neler olacak?
Bundan sonraki hedeflerimiz arasında portföyümüzü genişletirken, yeni teknolojilere daha entegre, çevreye daha duyarlı ve sürdürülebilir reklam projeleri gerçekleştirmek yer alıyor.




