Moda Deniz Kulübü’nde Seçim Öncesi

Moda Deniz Kulübü’nde mart ayı sonunda gerçekleşecek seçimlere sayılı günler kala Başkan...

Moda Deniz Kulübü’nde mart ayı sonunda gerçekleşecek seçimlere sayılı günler kala Başkan K. Teoman Taşpınar ile yaklaşan seçimler öncesinde bir söyleşi yaptık.

“Moda Deniz Kulübü, kurum kültürüyle yönetilir”

Teoman Bey, 29 Mart’taki seçimli Genel Kurula çok az bir süre kaldı. Kulüp’te ilk kez farklı bir seçim süreci yaşandığı söyleniyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Seçimler demokrasinin ve Tüzüğümüzün gereğidir. Ancak Moda Deniz Kulübün kendine özgü bir olgunluk ve zarafet anlayışı vardır.Benim beklentim, bu sürecin Kulübümüzün geleneklerine yakışan bir seviyede ilerlemesiydi.Moda Deniz Kulübü yalnızca restoran ve barlardan oluşan bir sosyal tesis değildir. Bu Kulüp bir değerler bütünü, bir yaşam kültürüdür.

Rakip listenin seçim bildirgesinde “değişim” vurgusu oldukça güçlü. Sizce Kulüp’te gerçekten bir değişim ihtiyacı var mı?

Olmaz mı? Değişim hayatın doğal bir parçasıdır. Ama değişim yalnızca değişmiş olmak için yapılmaz.
Değişim, bir sabah uyanıp yön değiştirmek değildir.
Değişim; kurumun değerlerini koruyarak sorumluluğu yeni kuşaklara güvenle devretmektir. Bugün birçok üyemizin çok basit ama önemli bir soruyu sorduğunu duyuyorum:

“Değişim derken ne değişecek?”

Moda Deniz Kulübü bugün, üye yapısıyla, mali gücüyle, kurumsal yönetimiyle, tesis güvenliği ve üye memnuniyetiyle; örnek alınan bir noktadadır.

Yönetim felsefemiz zaten; sürekli iyileştirmektir.

Ortada somut bir sorun ortaya konmadan yapılan değişim çağrıları ister istemez şu soruyu doğuruyor: Değiştirmek istediğiniz şey tam olarak nedir?

 

Rakip bildirgede bazı yenilik önerileri yer alıyor. Siz, önceki konuşmalarınızda, bazı söylemlerin yasalara aykırı olduğunu söylediniz. Ne demek istediniz?

Bazı öneriler, Kulübün hukuki statüsü ve yasal mevzuat açısından mümkün değildir.

Örneğin, Yüksek Divan Kurulu konusunda üyelere yanıltıcı bilgi veriliyor. Yüksek Divan Kurulu, benim de katıldığım, 25 yıl ve üzeri kıdemli üyelerimizden oluşan bir danışma kuruludur. Yılda iki kez toplanır. Toplantıda üyeler, Yönetim ve Denetim Kurullarının açıklamaları ve raporları hakkında görüş ve tavsiyelerde bulunurlar Yönetim de bu tavsiyeleri önemle dikkate alır. Üyelerimizin yarısına yakını Yüksek Divan Kurulu üyesidir. Kurulduğu günden beri hiçbir yetkisi olmamıştır; olması da kanunen mümkün değildir.

Örneğin, “Cigar Lounge” açacağız şeklinde vaatler.

Türkiye’de kapalı alanlarda tütün ürünlerinin kullanımı çok açık bir şekilde yasalarla düzenlenmiştir. Dernek statüsündeki bir kulübün kapalı bir puro salonu oluşturması hukuken mümkün değildir.

Bu tür öneriler bazı üyelerimizin kulağına hoş gelse de uygulanabilir değildir.

 

Seçim süreci başlamadan önce bir internet sitesi üzerinden Kulüp yönetimine yönelik oldukça sert eleştiriler yapılmıştı. Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz?

Evet, uzun süre böyle bir süreç yaşandı.

Bir internet sayfası üzerinden aylarca benim ve Kulübün işleyişi, yeme-içme fiyatlarının pahalılığı ve benzeri konularda asılsız iddialarda bulunuldu.

Yangın konusu bile suistimal edildi. Bizim uzun yıllardır bir algılama ve adresli ihbar sistemi, tüm davlumbazlarında otomatik söndürme, elektrik panolarında otomatik söndürme, yangın dolapları ve tüplü müdahaleden oluşan ve yılda en az 2 kez tatbikat yaptırılan bir yangın tedbir sistemimiz var. Acil durum organizasyonumuz var.

Hiçbir inceleme ve bilgiye dayanmayan birçok vaat ve proje ortaya atıldı.

Hatta bir kısmı açıkça yasal mevzuata aykırı vaatlerdi.

Amaç dikkat çekmek, liste oluşturmaktı.

İlginç olan şu ki, bu içeriklerin bir bölümü daha sonra sayfadan kaldırıldı.

Bugün ise farklı mecralarda farklı bir propaganda dili kullanıldığını görüyoruz.

 

Bu hareketin nasıl ortaya çıktığını düşünüyorsunuz?

Ben süreci dikkatle izledim. Kulübümüzden farklı beklentileri olan birkaç kişinin başlattığı bir hareket olduğunu düşünüyorum.

Önce bir başkan adayı bulundu. Daha sonra dikkat çekmek için karalamalar ve temelsiz vaatlerle bir gündem oluşturuldu.

Daha sonra da geçmişte Kulüp ile çıkar çatışması, disiplin, aidat veya adisyon borcu gibi nedenlerle sorun yaşamış kişilerden destek alınarak bir aday listesi oluşturuldu.

Bu bir eleştiri değil, bir tespittir. Moda Deniz Kulübü’nün tarihinde değişim, hiçbir zaman bu şekilde gelişmemiştir.

 

Başkan adayı dâhil listede yer alan birçok kişinin daha önce Kulübün kurullarında hiç görev almamış olması konuşuluyor. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kulüp tarihinde ilk kez böyle bir tabloyla karşılaşıyoruz.

Başkan adayı dâhil 35 kişilik listede, Kulübün herhangi bir kurulunda görev almış bir üyemiz yok. Sadece iki kişinin bir dönem yedek üyelikleri olmuş.

Başkan adayı dâhil birçok aday, son 5 yılda hiçbir genel kurula katılmamış. Diğerlerinin Genel Kurul katılımı da oldukça sınırlı.

Moda Deniz Kulübü gibi köklü kurumlarda yönetim sorumluluğu genellikle böyle oluşmaz.

İnsanlar önce kurullarda görev alır, süreçleri öğrenir, kurum kültürünü yaşar ve zaman içinde yönetim sorumluluğu üstlenir.

Çünkü Moda Deniz Kulübü, bilgi ve deneyimle yönetilen bir kurumdur.

 

Bazı üyeler Kulübün kimliğinin ve üye profilinin değişebileceği yönünde endişelerini dile getiriyor. Bu sizce gerçekçi bir endişe mi?

Moda Deniz Kulübü’nün kimliği çok nettir. Üye yapısı gerçekten gurur duyulacak bir seviyededir.

Üyelerin bu konudaki hassasiyetini çok doğal buluyorum. Çünkü burası bir Cumhuriyet mirasıdır.

Kaynakların kullanım tercihi, etkinlik seçimleri, disiplin ve balotaj süreçlerinde yapılacak hatalar kısa vadede bile bu niteliklere geri dönülemez zararlar verebilir.

  1. Parsel konusu da seçim sürecinde sık sık konuşuluyor. Bu süreçte Kulüp hangi aşamada?

17 sayılı Parsel kulübümüz açısından son derece stratejik bir konudur.

Hazine’ye ait bu alan için mevzuata uygun şekilde satın alma başvurusu yapılmıştır ve süreç Milli Emlak ile yürütülmektedir.

“20 yıldır bu sorunu neden çözmediniz?” gibi konuya ne kadar uzak olunduğunu gösteren yorumlar duyuyorum. Uzun vadeli sözleşmeli yerler için satınalma talebinin Hazine genellikle sözleşmenin son yılında yapılmasını ister, özellikle bizim durumumuzda. Dolayısıyla, bir gecikme söz konusu değildir.

Bu süreç yalnızca bir gayrimenkul edinme meselesi değildir.

Devlet kurumlarıyla yürütülen hassas bir hukuki ve idari süreçtir.

Bugün bu sürecin son aşamalarına gelmiş durumdayız.

Dolayısıyla bu noktada deneyim, kurumsal ilişki ve mali disiplin çok önemlidir.

 

Son olarak üyelerinize nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

29 Mart Pazar gününe kadar ben üyelerimizden şunu rica ediyorum:

Duydukları her iddiayı ve her vaadi, Kulübümüzün kuruluş amaçları, değerleri ve Tüzüğümüz kapsamında değerlendirsinler.

Çünkü onlar bir tesisin aboneleri değil, 90 yıllık bir kurumun amaçlarını benimsemiş üyelerdir.

Moda Deniz Kulübü hepimizin ortak emanetidir.

Ve unutulmamalıdır ki:

Moda Deniz Kulübü deneme yapılacak bir yer değildir.

 

 

İlginizi Çekebilir