Kadıköy’ü Kadıköy yapan, semtin kültürel ve sosyal dokusuna kimlik kazandıran kurumların başında gelen Moda Deniz Kulübü, 1935 yılında Ulu Önder Atatürk’ün talimatıyla kurulmuş köklü bir Cumhuriyet mirası. Kulüp, geçtiğimiz yıl kuruluşunun 90. yılını, abartıdan uzak ama anlamlı etkinliklerle kutladı. Bu özel yıl vesilesiyle Moda Deniz Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Teoman Taşpınar ile bir araya geldik. Başkan Taşpınar, Kulübün 90 yıllık birikimini, yönetim anlayışını ve geleceğe dair yaklaşımını paylaştı.
Moda Deniz Kulübü, köklü geçmişi olan çok özel bir kurum. 90. yılı geride bırakırken, bugün geriye dönüp baktığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Moda Deniz Kulübü, 1935 yılında Atatürk’ün talimatıyla kurulmuş; neredeyse bir asırlık geçmişiyle yalnızca bir sosyal kulüp değil, bir kültür ve değerler bütünüdür.
90. yılımızı bu bilinçle, büyük bir coşku ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk duygusuyla kutladık. Resmî kuruluş tarihimiz olan 8 Nisan’ı ve Atatürk’ün ilk kez katıldığı 9 Temmuz Açılış Balosunu iki ayrı resepsiyonla andık. Yat yarışları, tenis turnuvaları, konserler, konferanslar, sosyal sorumluluk projeleri ve çevre temizlik etkinlikleriyle bu yılı yaşayan bir yıl haline getirdik.
Bugün geldiğimiz noktada; 5 bini aşkın üyesiyle, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, kurumsal yapısı güçlü, demokratik işleyişi olan, geleceğe güvenle bakan bir Kulüpten söz ediyoruz. 100. yıla doğru emin adımlarla ilerliyoruz.
Uzun süredir Başkanlık görevini yürütüyorsunuz. Bu kadar köklü bir kurumda süreklilik ile değişim dengesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir kulüpte ideal başkanlık süresi, kişisel tercihlerle değil, üyelerin takdiriyle belirlenmelidir. Bizde her üç yılda bir seçim yapılır ve üyeler yönetimi sandıkta değerlendirir. Bence en sağlıklı denge budur.
Görev süresinin yapay sınırlamalarla kısıtlanması, Genel Kurul iradesine müdahale anlamına gelir. Ayrıca bu durum, kulübü her birkaç yılda bir yönetim ve başkan arayışına sokarak uzun vadeli planlamayı, kurumsal istikrarı ve sürdürülebilirliği zedeler.
Önemli olan; başkanlık makamına aday olacak kişilerin belirli bir kulüp kültürüne, kıdeme ve geçmişe sahip olmalarıdır. Bizim Tüzüğümüz de bunu esas alır. Nihai karar ise her zaman Genel Kurulundur.
Tüzük ve kurumsal yapıdan söz etmişken… Moda Deniz Kulübü’nün bu alandaki yaklaşımını nasıl özetlersiniz?
Tüzük bizim temel yol haritamızdır. Yaklaşık bir asırlık kulüp kültürünün, hukukun evrensel ilkelerinin ve kurumsal yönetim anlayışının süzülmüş halidir.
Bu nedenle Tüzük değişikliklerini günlük tartışmaların konusu yapmak doğru değildir.
Son yıllarda Genel Kurullarımızda; yönetimlerin harcama, borçlanma ve nakit yönetimine sınırlar getiren, denetimi güçlendiren, etik kuralları ve kurumsal yönetim politikalarını zorunlu hale getiren önemli düzenlemeler yaptık. Bağımsız denetim, iç denetim ve şeffaf raporlama mekanizmalarıyla örnek gösterilen bir yapı kurduk.
Bugün Tüzüğümüz; yönetimlere sınır koyan, üyelerin yetkisini güçlendiren, son derece demokratik bir metindir.
Kulüpte Yüksek Divan Kurulu da bulunuyor. Bu kurulun işlevi hakkında yanlış algılar olabiliyor mu?
Olabiliyor. Yüksek Divan Kurulu, Moda Deniz Kulübü’nde 1995 yılında kurulmuş bir danışma organıdır. Üyelerimizin yaklaşık %40’ı bu kurulun üyesidir ve 25 yılını dolduran her üyemiz doğal olarak Yüksek Divan üyesi olur.
Bu kurulun icrai bir yetkisi yoktur; olmamıştır, olması da mümkün değildir. Yılda iki kez toplanır, Yönetim Kurulu Kulübün gidişatı hakkında bilgi verir, Yüksek Divan üyeleri de tecrübeleriyle görüş ve önerilerini paylaşırlar. Bu, Kulübün kurumsal hafızasını canlı tutan çok kıymetli bir mekanizmadır.
İstanbul dışında yaşamanız, Başkanlık görevini etkiliyor mu?
Hayır. Benim çalışma anlayışım süreklilik ve takiptir. Her ay düzenli olarak fiziki Yönetim Kurulu toplantıları yapılır; bunun yanında ihtiyaç duyulduğunda çevrim içi toplantılarla tüm süreçleri yakından izler, karar ve onay mekanizmalarını işletirim.
Genel Kurul, Yüksek Divan Kurulu toplantıları, resmî bayramlar, törenler, ödül geceleri ve önemli etkinliklerde mutlaka yer alırım. Günümüz iletişim imkânları düşünüldüğünde, fiziki mesafe artık bir mazeret değildir.
Moda Deniz Kulübü’nde profesyonel yönetimin rolü oldukça belirgin. Bu bilinçli bir tercih mi?
Kesinlikle. Ben 25 yıl profesyonel iş hayatında CEO olarak görev yaptım. Kurumsal yapılarda profesyonel yönetimin ne kadar hayati olduğunu çok iyi bilirim.
Moda Deniz Kulübü’nde Yönetim Kurulu icranın içine girmez. Yönetim çerçeveyi çizer, hedefleri ve ilkeleri belirler; Genel Müdür ve profesyonel ekip bu çerçevede Kulübü sevk ve idare eder. Her ay ayrıntılı faaliyet ve mali raporlar Yönetim Kuruluna sunulur.
Bu sistem yıllar içinde büyük bir emekle kurulmuştur ve bugün Kulübümüzün en büyük gücüdür.
Önümüzdeki Genel Kurul öncesinde farklı adayların çıkması da gündemde. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aday demek daha doğru. Her üyenin seçilme hakkı vardır. Ancak Moda Deniz Kulübü gibi köklü bir kurumda; bilgi, tecrübe ve kulüp kültürü son derece önemlidir.
Tüzüğümüz bu süreci çok açık ve şeffaf şekilde tanımlar. Adaylıklar Kulüp üzerinden ilan edilir, seçim bildirgeleri resmî kanallardan üyelere sunulur. KVKK kapsamında kişisel verilerin korunması ise hem hukuki hem etik bir zorunluluktur.
Üyelerimiz, doğru bilgiyi ayırt edecek bilinç ve tecrübeye fazlasıyla sahiptir.
Kulüp çalışanları ve personel politikası da sıkça merak edilen bir konu. Bu konuda nasıl bir yapı var?
146 kadrolu personelimiz var; yaz aylarında bu sayı yaklaşık 200’e çıkar. Etik Kurallarımız, İnsan Kaynakları Politikamız ve Ücret Politikamız çok nettir.
Personel de tıpkı üyeler gibi kurallara tabidir. Disiplin mekanizmaları objektif kriterlerle işler. Sektöre kıyasla personel devir hızımız çok düşüktür; 30–40–50 yıllık çalışma arkadaşlarımız vardır. Bu, aidiyet kültürümüzün en somut göstergesidir.
Son olarak… Moda Deniz Kulübü’nün geleceğine dair mesajınız nedir?
Moda Deniz Kulübü, geçmişiyle gurur duyulan ama geleceğe de sorumlulukla bakılması gereken bir kurumdur.
Bizim hedefimiz; ayrıştırmadan, kutuplaştırmadan, kişisel menfaatlerden uzak durarak, Kulübün değerlerini koruyarak daha güçlü bir geleceğe yürümektir.
Her fikir değerlidir; yeter ki doğru zeminde, Kulübün hukuku ve kültürü içinde konuşulsun. Buna gönülden inanıyorum.
Teoman Taşpınar




