babmagazine-yasam-boyu-basari-odulu-peteris-vasksa-verildi

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 49. İstanbul Müzik Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü, 6 Eylül Pazartesi akşamı Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen bir törenle takdim edildi. Pandemi kısıtlamaları sebebiyle törene katılamayan besteci Pēteris Vasks adına ödülü Letonya Cumhuriyeti Büyükelçisi Pēteris Vaivars aldı. Vaivars’a ödülü İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak sundu.

Ödülün takdiminin ardından, dünyanın en seçkin konser serilerinde kendini kanıtlayan, kayıtlarıyla pek çok ödül alan Modigliani Quartet, Vasks’ın son eseri Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, no.6’nın Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi. İstanbul Müzik Festivali, Essen Philharmonie, Riga Güz Oda Müziği Festivali ve Wigmore Hall ortak siparişi olan, Hoffmann Vakfı Başkanı André Hoffmann’ın desteğiyle hayata geçirilen bu eserin ardından konser Schubert’in Yaylı Çalgılar Dörtlüsü no.15 ile sona erdi.

Modigliani Quartet “Bir Prömiyer: Vasks” başlıklı konser, Berrin Erengül, Elvan Tuğsuz Güven ve Eva Barlas’ın gösteri eş sponsorluğunda düzenlendi.

Pēteris Vasks hakkında

1946 Letonya doğumlu Pēteris Vasks, Riga’daki Emīls Dārziņš Müzik Okulu’nda kontrbas eğitimi gördü; 1970’e kadar Vilnius Litvanya Konservatuvarı’nda Vytautas Sereika ile kontrbas çalışmalarını sürdürdü. 1961’den itibaren Letonya Filarmoni Orkestrası, Litvanya Filarmoni Oda Orkestrası, Letonya Radyo ve Televizyon Orkestrası dâhil olmak üzere çeşitli senfoni ve oda orkestralarında yer aldı. Vasks, Sovyet dönemi boyunca, inançları ve düşünceleri nedeniyle şiddetli baskıya maruz kalmasına rağmen yapıtları oldukça hızlı bir biçimde yayıldı. Koro müziği, Vasks’ın yapıtları içinde büyük önem taşır. Enstrümantal yapıtları ise dünya çapında tanınmış müzisyenler tarafından icra edilir ve koreograflar tarafından sıklıkla kullanılır. Vasks’ın besteleri Letonya müziğinin arkaik ve folklorik unsurlarını birleştirir ve bunları çağdaş müziğin diliyle dinamik ve zorlu bir ilişki içine yerleştirir. Ancak bestecinin niyeti, doğanın tamamen şiirsel bir övgüsü ya da gösterişli tonunun resmini çizmek değil, müzik diliyle insan ve doğa arasındaki karmaşık etkileşim ve hayatın güzelliği gibi temaları işlemek ve aynı zamanda gerçekleşmesi oldukça yakın olan ekolojik ve ahlaki tahribata işaret etmektir. Bestelerinde sıklıkla kişisel yaşam öyküsüne ve Letonya halkının yaşadığı acılara atıfta bulunur.

 

Ziyaretçi Yorumları