Ramazana Hoş Geldin Derken

Ramazana Hoş Geldin Derken! Tıp dünyasının önde gelen isimlerinden Dr. Hasan İnsel’in Sindirim Sanatı adını verdiği kitap geçtiğimiz hafta sonu sekizinci baskısını gerçekleştirdi. Ramazan ayını girdiğimiz şu koronalı günlerde sağlıklı ve geriye yaşlanma alanında doğru beslenmenin  yöntemlerini  www.babmagazine.com okurlarıyla paylaştı.

Ramazana Hoş Geldin Derken!

Bu sene Ramazan, başka bir Ramazan.

Hiç alışmadığımız bir ramazan.

Yasaklı Ramazan.

Ama hem kendi, hem sevdiklerimiz, hem de tüm milletimiz, hatta tüm dünya için yasakları olan, yani yokları ve varları olan bir Ramazan.

Corona Virüs nedeniyle önce kısaca yoklardan ve varlardan başlamak isterim, bu kutsal ayımızı, problem ayı yapmamamız için.

1- Akşam toplu ailece veya davet şeklinde sahur yemekleri yok.

2- Teravih namazları yok.

3- Aile ve dost ziyaretleri yok.

4- Sokağa çıkarken maske var.

5- Make üstü şeffaf siperlik gerektiğnde var.

6- Her yeri ellemek yok, elleyince acil durumda kolonya var.

7- 150 cm mesafe kuralı var.

8- 20 saniye el yıkmak, ve kolonya kullanmak var.

9- Eldiven sadece sağlık profesyonelleri için var.

10- Evde oturmak, sadece özel bir iş için kısa bir süre çıkmak herkes için var olan en önemli kaide.

Peki neleri ve nasıl yiyelim dersek, kısaca “sağılıklı besinleri sağlıklı şekilde yiyelim” ki bağışıklığımızın yüzde yetmiş-seksen kadarını barındıran sindirim sistemimizi koruyalım, çünkü özellikle bu günlerde bağışıklık çok çok önemli.

Maalesef çokluk sindirim sistemimiz bizim yaptığımız yanlışlardan dolayı çok yoruluyor, görevini yerine getiremiyor ve ciddi anlamda bağışıklığımıza desteği azalıyor.

Ne kadar ağır ve hazmı zor yiyecekler yersek, sindirim sistemimiz o denli yorulur, bu kesin.

Peki nasıl ve ne şekilde yiyelim ki, hem Ramazanımız iyi geçsin hem de sindirim sistemimizi ve haliyle bağışıklığımızı da güçlü tutalım.

İki öğün yemek sağlık otoritelerince kabul gören sağlıklı bir yemek düzeni, önce onu belirteyim. Tabii bu düzene alışık olmayan kişiler için alışma biraz zor oluyor.

Unutmayın yediklerimiz tabii önemli ama bir o kadar, hatta daha da fazla önemli olan neleri sindirebildiğimizdir. İster yemek olsun, ister besin takviyeleri ister vitaminler olsun, biz bunları sindiremezsek içindeki değerli maddeleri yeterince almadan bunlar yukarıdan girer, aşağıdan çıkar giderler. Hatta gaz ve hazımsızlığa sebep olduklarından, fayda yerine zarar bile verebilirler.

Beslenme alınan besinler ve o kişiye özel sindirim kapasitesidir.

Kaideler:

1- Lokmalarımızı 30 saniye kadar ağzımızda çevire çevire çiğneyelim ki tükürükteki amilaz enzimi ile karışıp düzgün bir şekilde sindirime hazırlansın. Kısaca boza kıvamına gelmeden besinleri yutmamaya alıştıralım kendimizi. Ağzımızın ön tarafı ile çiğnersek, yutma hissi devreye girmez ve daha uzun süre çiğnememiz kolay olur.

Ziyaretçi Yorumları